Kampların statüsü AB yardımına engel

10.11.2012 02:30

Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar için ‘yük paylaşımı’ konusunda en ağır eleştirileri yönelttiği AB’nin İnsani Yardımlardan Sorumlu Üyesi Georgieva Milliyet’e konuştu

Suriye’deki olaylardan kaçanlara kapısını açan ve diğer ülkelere kıyasla önemli miktarda kaynağı seferber ettiği net şekilde görülen Türkiye’den “yük paylaşımı” konusunda en fazla eleştiriyi Avrupa Birliği alıyor.
Milliyet’e konuşan AB Komisyonu’nun İnsani Yardımlardan Sorumlu Üyesi Kristalina Georgieva ise eleştirilerin pek de haklı olmadığı, doğrudan mali yardımın önündeki en önemli engelin Türkiye’deki kampların statüsü olduğu görüşünde.
-  Türkiye’ye doğrudan AB yardımı konusunda yaşanan sorunun temelinde kampların statüsü mü var?
Türkiye’deki kampların yönetimi Türk hükümetinde. AB kuralları gereği hükümetlere doğrudan mali yardım yapamıyoruz.
Para desteği konusunda karar verebilmem için bunun ortaklık anlaşması içinde bulunduğumuz kurumlar üzerinden yapılması gerekiyor. Bunlar da Birleşmiş Milletler’in ilgili ajansları ve sivil toplum örgütlerinden oluşuyor.

Krizin etkisi iyice arttı
-  Diğer ülkelerdeki kamplar BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) yetkisinde. Türkiye’de ise UNHCR geri planda kalıyor.
Doğru ama krizin boyutunun ve olumsuz etkisinin iyiden iyiye artmasıyla birlikte Türkiye de UNHCR’ın alanda daha fazla faaliyet göstermesine izin vermeye başladı. UNHCR’ın rolünün arttığı oranda bizim yardım yapmamız da kolaylaşır.
-  Teknik olarak durum bu kadar netken AB neden Türkiye tarafından yardım etmediği gerekçesiyle eleştiriliyor?
Neden bu tür bir yaklaşım içinde olduklarını Türk yetkililere sormanız daha yararlı olabilir. Haziranda Türkiye’yi ziyaret ettiğimde mülteci sayısı 20 bindi. O zaman bana verilen bilgi Türkiye’nin 50-55 bin mülteciyi kabul edebileceği yönündeydi. Şimdiki sayı ise 130 bin. Bu durum Türkiye’nin hesaplarını da etkiledi.
-  Türkiye’ye daha fazla yardım sağlamanın başka yolu yok mu?
Şu an Türkiye’de bir görevlimiz bu konuda temaslarda bulunuyor. Kızılay üzerinden yardımı artırmanın yolları üzerinde duruyoruz. Türkiye için katılım öncesi fonlarından mülteci sorununda kullanılmak üzere yardım aktarılmasının yolları üzerinde de çalışıyoruz.

Avrupa talebi yok
-  Geçtiğimiz haftalarda AB Bakanı Egemen Bağış, Birlik ülkelerinin de Suriyeli mültecileri kabul etmesi gerektiğini söylemişti. AB içinde bu yönde bir plan var mı?
Bazı üye ülkelerimiz bu çağrıya olumlu yanıt verdiler. Almanya 5 bin kişi, İsveç 2 bin 500 kişi kabul edeceğini duyurdu. Başka ülkeler de var ancak şu an itibarıyla Suriyeliler arasında Avrupa ülkelerine gitme yönünde yoğun bir talep yok.
-  İnsani yardım konusunda gündeme gelen koridor, tampon bölge, sınırda yardım gibi yaklaşımlarda sorun mu var?
Evet bu konuda sorun yaşıyoruz. Haritaya bakın, çatışma bölgelerine bakın nereye koridor açacağız, nereye tampon bölge kuracağız? Koridorların sadece insani yardım için kullanılacağını nereden bileceğiz? Tampon bölgelerin Suriye’nin bütünlüğünü bozmayacağı garantisi var mı? İnsani yardım görevlilerini kim koruyacak? Bu zor sorulara net cevaplar bulmadan uygulamaya geçemeyiz.